Sahiplik Kütüğü
Kütük boş. İlk üstlenen buraya kalıcı olarak yazılır — $3 ile.
Hikâyesi
Bir gün, mezar işçileri yürüyüp gittiler. Vadinin arkasındaki köyden çıktılar, tapınakların bulunduğu ovaya indiler ve duvarın dibine oturdular. Tahıl istiyorlardı. Devlet onlara maaş olarak buğday ve arpa veriyordu, teslimat gecikmişti ve açtılar. Kâtip ne olduğunu papirüse yazdı: kimler oturdu, ne söylediler, yetkililer ne cevap verdi. Yıl kabaca MÖ 1157'ydi ve bu, kayda geçmiş ilk grev sayılıyor.
O işçilerin kazdığı yer, bugün Krallar Vadisi dediğimiz kuru dere yatağı. Firavunların mezarları oradaydı, ve mezarları kazanlar da onlardı.
Piramitten Vazgeçmek
Yeni Krallık firavunları, kendilerinden bin yıl önceki krallardan bir ders çıkarmıştı: piramit çalınmaya davetiye. Kilometrelerce öteden görünüyor, kapısı belli, içinde ne olduğu tahmin edilebiliyor. Bu yüzden yaklaşık MÖ 16. yüzyıldan itibaren firavunlar Nil'in batı yakasında, bir dağın arkasındaki dar vadiye gizlice gömülmeye başladı.
Yer seçimi tesadüf değil. Vadiye tepeden bakan el-Kurn adlı doğal kaya kütlesi kabaca piramit biçiminde. Krallar piramidi bırakmadılar; sadece kendi yaptırdıkları piramit yerine dağın yaptığı piramidin altına girdiler.
Mezarlar kayaya oyulmuş uzun koridorlar. Kimi düz iner, kimi keskin dönüşler yapar; duvarlar baştan sona ölüler dünyasının haritalarıyla ve büyü metinleriyle kaplıdır. Bu metinler dekorasyon değil, talimat: güneşin gece boyunca yeraltından geçerken karşılaşacağı kapılar, bekçiler ve onlara söylenmesi gereken sözler. Ölen kral bu yolculuğa katılacaktı ve yol tarifinin duvarda yazılı olması gerekiyordu.
Bugün vadide altmıştan fazla numaralı mezar var. Hepsi kral değil; bazıları prens, vezir ve saray mensubu için açılmış. Boyutlar da çok farklı: bazıları birkaç odalık basit çukurlar, biri ise yüzden fazla odaya yayılan bir labirent.
Yazan Bir Köy
Bu işi yapan aileler Deir el-Medine denen kapalı bir köyde yaşıyordu. Kendi adlarıyla "Hakikat Yeri". Devletten tahıl, balık, bira, yağ ve giysi alıyorlardı, karşılığında kimseye anlatmayacakları bir işi yapıyorlardı.
En değerli bıraktıkları şey mezarlar değil, çöpleri. Köyün etrafındaki kırık çanak parçalarına ve yassı taşlara her şeyi yazmışlar: devam çizelgeleri, borç senetleri, mahkeme kararları, aşk şiirleri, karikatürler. Bir ustabaşının tuttuğu devamsızlık listesinde işe gelmeme sebepleri sıralanır — biri hasta, biri annesini gömüyor, biri bira yapıyor. Antik Mısır'ın en ayrıntılı gündelik hayat kaydı, dünyanın en gizli inşaat projesinin işçilerinden geliyor.
Soygun, İtiraf Ve Saklanan Krallar
Gizlilik uzun sürmedi. Yirminci Hanedan'ın sonlarında soygunlar o kadar yaygınlaştı ki devlet soruşturma açtı ve tutanakları da bize kaldı. Bir taş ustası mahkemede nasıl girdiklerini anlatıyor: tünel, meşale, sargıları yakıp altını çıkarma, ganimeti sekiz kişi arasında bölüşme. İfadenin tonu pişmanlıktan çok muhasebe.
Sonunda rahipler pes etti. Mumyaları tek tek yerlerinden çıkardılar, sargılarını onardılar, üstlerine kimin kim olduğunu yazan etiketler koydular ve hepsini birkaç gizli çukura taşıdılar.
1871 dolaylarında yerel bir aile bu çukurlardan birini buldu ve on yıl boyunca içindekileri parça parça sattı. 1881'de iş açığa çıktı. Yetkililer kuyuya indiğinde alt alta duran kırk civarı kraliyet mumyası buldular; aralarında II. Ramses, I. Seti ve III. Thutmose vardı. Hepsi apar topar yukarı çıkarıldı ve Kahire'ye götürüldü. Aktarılanlara göre, mumyaları taşıyan tekne Nil'den aşağı inerken kıyı köylerinden ağıt sesleri yükseldi.
1922
Vadinin kazılmadık yeri kalmadığı düşünülüyordu. Howard Carter aksini savunuyordu ve altı sezon boyunca sonuç alamadı. 1922 kasımında işçileri, daha eski bir mezarın önündeki işçi kulübelerinin altında bir basamak buldu. Merdivenin sonunda mühürlü bir kapı vardı. Carter kapının köşesinde küçük bir delik açtı, içeri mum tuttu ve arkasındaki Carnarvon bir şey görüp görmediğini sordu. Cevap "evet, harika şeyler" oldu.
Tutankhamon küçük bir kraldı ve mezarı vadinin en küçüklerinden biri. Yine de içinden beş binden fazla eşya çıktı ve boşaltılması on yıl sürdü. Bu, soyulmamış tek bir kraliyet mezarının bile ne anlama geldiğinin ölçüsü.
Bugün
Vadi 1979'dan beri Dünya Mirası listesinde. Kazılar sürüyor; 2005 ve 2011'de yeni odalar bulundu, II. Ramses'in oğullarına ait devasa mezar yapısı 1990'lardan beri temizleniyor.
En büyük tehdit su. Vadi geniş bir çöl havzasının drenaj kanalı; nadir ama şiddetli sağanaklarda sel suyu doğrudan mezar koridorlarına akıyor. İkincisi ziyaretçi: nefes ve ter, duvar boyalarının altında nem ve tuz bırakıyor. Tutankhamon'un mezarının birebir kopyası 2014'te vadinin girişine açıldı, ziyaretçi baskısını asıl odadan uzaklaştırmak için.