22 · Almanya · Yapım 1248

Köln Katedrali

İnşaatı Orta Çağ'da başladı, yüzyıllarca yarım kaldı ve ancak 1880'de bitti.

Şu anki sahip
Bu Eserin İlk Sahibi Sen Ol

Henüz kimse üstlenmedi. Kütüğü senin adın açar — $3 ile.

İlk sahibi ol:$3
Paylaş X WhatsApp Görsel

Sahiplik Kütüğü

İlk İsim İçin Ayrıldı

Kütük boş. İlk üstlenen buraya kalıcı olarak yazılır — $3 ile.

$3

Hikâyesi

Yarım kalan güney kulesinin tepesinde dört yüz yıl duran ahşap vinç

Köln'e 1600'lerde gelen bir gezgin, Ren kıyısında garip bir siluet görürdü: dev bir kilise korosu, onun yanında yarım kalmış bir kule gövdesi ve kulenin tepesinde, bulutlara karşı duran kocaman bir ahşap vinç. Vinç bir sonraki taşı kaldırmak için oraya konmuştu. O taş gelmedi. İnşaat 1560 civarında durmuş, vinç olduğu yerde kalmıştı; neredeyse dört yüz yıl boyunca şehrin amblemi katedralin kendisi değil, bitmemişliğinin anıtı olan bu vinçti. Köln'ün eski gravürlerinin hemen hepsinde görürsünüz onu.

Üç Kral İçin Bir Kutu

Her şey 1164'te başladı. Kutsal Roma İmparatoru Friedrich Barbarossa Milano'yu ele geçirmiş, şehrin hazinesindeki kutsal emanetleri Köln Başpiskoposu Rainald von Dassel'e vermişti. Emanetlerin arasında İncil'deki Üç Müneccim Kral'a ait olduğu kabul edilen kemikler vardı. Bu, Avrupa'nın en büyük hac hedeflerinden birini yaratmaya yeterdi. Sonraki on yıllarda kemikler için altın ve mine kaplı, bir küçük kilise büyüklüğünde bir lahit yapıldı: Üç Kral Mahfazası. Sorun, mahfazanın içinde durduğu eski katedralin bu kadar hacıya ve bu kadar iddiaya dar gelmesiydi.

1248'de Başpiskopos Konrad von Hochstaden yeni binanın temel taşını koydu. Hedef, Fransa'daki Amiens ve Beauvais gibi gotik katedrallerin hepsini geçmekti. Koro kısmı 1322'de kutsandı ve emanetler oraya taşındı. Sonra iş yavaşladı. Nefin bir kısmı ve güney kulenin alt katları yükseldi; 16. yüzyılın ortasında para, ilgi ve belki de inanç tükendi. Reform çağında dev bir Katolik şantiye artık kimsenin önceliği değildi.

Kayıp Plan

Şantiyeyi yeniden canlandıran şey, bir kâğıt parçasıydı. 1814'te Darmstadt'ta, mimar Georg Moller bir çatı katında katedralin orijinal batı cephesinin ortaçağ çizimini buldu; yarısıydı. Öteki yarısı iki yıl sonra Paris'te ortaya çıktı. Çizim birleşince, 13. yüzyıl ustalarının kafasındaki katedralin tamamı ilk kez görülebildi: iki kule, her biri 150 metreyi aşan sivri uçlarla. Romantik çağın Almanya'sında bu keşif bir ulusal mesele hâline geldi. Bitmemiş katedral, bölünmüş ülkenin kendisi gibi duruyordu.

1880: son taş yerine konur, temel taşından altı yüz otuz iki yıl sonra

1842'de Prusya Kralı IV. Friedrich Wilhelm yeni bir temel taşı koydu ve inşaat bu kez durmadı. Ortaçağ planına sadık kalındı ama araçlar yeni çağındı: demir çatı makası, buhar gücü, demiryoluyla gelen taş. 1880 yazında güney kulenin tepesine son taş, kocaman bir taş çiçek yerleştirildi; 15 Ekim'de, ilk temel taşından 632 yıl sonra, Kayzer I. Wilhelm'in katıldığı törenle bina tamamlanmış ilan edildi. Kuleler 157 metreyle o gün dünyanın en yüksek yapısıydı; unvanı dört yıl sonra Washington Anıtı'na kaptırdı. Ortaçağ vinci nihayet söküldü; birkaç parçası bugün de saklanıyor.

Köln'de bir söz var: katedral bittiği gün dünyanın sonu gelir. Söz ciddiye alınıyor olmalı ki katedral hiç bitirilmedi. Yapının kendi taş atölyesi Dombauhütte, ortaçağdan beri sürekli çalışıyor; rüzgârın ve asidin yediği taşlar tek tek değiştiriliyor. Bir iskele hep bir yerlerde duruyor.

Bombaların Altında

1945 baharı: şehir dümdüz, kuleler ayakta

İkinci Dünya Savaşı'nda Köln'ün merkezi neredeyse tamamen yok oldu. Katedrale on dört hava bombası isabet etti; kuzey kule ağır hasar aldı, pencereler parçalandı, nefin tonozlarından biri çöktü. Ama kuleler ayakta kaldı. 1945'te Amerikan askerlerinin çektiği fotoğraflarda, kilometrelerce moloz arasında tek dik duran şey olarak görünür. Pilotların şehri bulmak için kuleleri yön işareti olarak kullandığı anlatılır; sebep ne olursa olsun, sonuç kimsenin planlamadığı bir hayatta kalış. Onarım 1956'ya kadar sürdü, kuzey kuledeki tuğla yama uzun süre görünür kaldı.

İçeride, binadan yaşlı şeyler var. Gero Haçı, 970 civarında yapılmış, Alpler'in kuzeyindeki bilinen en eski büyük boy çarmıh heykeli; yeni katedral için değil, eskisi için yapılmış ve taşınmıştı. Çan kulesinde 1923'te dökülen, yaklaşık 24 ton ağırlığındaki Petersglocke asılı; Kölnlüler ona Dicker Pitter, "Şişko Peter" der. Ve 2007'de güney transepte Gerhard Richter'in tasarladığı pencere takıldı: on bir bin beş yüz renkli cam kare, rastgele dizilmiş, ortaçağ figürlerinin yanında bir piksel fırtınası.

Bugün

Katedral Köln Başpiskoposluğu'nun ana kilisesi ve Almanya'nın en çok ziyaret edilen yapılarından biri. 1996'da UNESCO Dünya Mirası listesine girdi; 2004'te Ren'in karşı kıyısına planlanan yüksek binalar yüzünden tehlike altındaki miraslar listesine alındı, plan değiştirilince 2006'da çıkarıldı. Bugünkü tehdit bomba değil, hava: dizel ve kükürt yüzyıl boyunca kumtaşını kemirdi, taş ustaları kemirilen parçaları yenisiyle değiştirmeye devam ediyor. Dört yüz yıl vinçle bekleyen bina, şimdi bir yüzyıldır iskelesiz görülmedi. Belki de söz doğrudur: bitmediği sürece herkes rahat.

Nerede

Köln
Almanya

Domkloster 4, 50667 Köln

50.9413, 6.9583