Sahiplik Kütüğü
Kütük boş. İlk üstlenen buraya kalıcı olarak yazılır — $3 ile.
Hikâyesi
1565 yazında Hampi'ye giren ordular şehri bir günde yağmalamadı. Aylarca kaldılar. Kaynaklar yıkımın yarım yıla yakın sürdüğünü söylüyor: pazarlar yakıldı, sarayların ahşap kısımları çöktü, tapınakların heykelleri kırıldı. Ocak ayında bir savaş kaybedilmişti ve o savaşın sonucu, savaş alanında değil, iki yüz kilometre ötedeki başkentte uygulandı.
Şehir bir daha toparlanmadı. İnsanlar çevredeki köylere dağıldı, saray bölgesi otların altında kaldı, taşlar başka yapılar için sökülmeye başlandı. Tuhaf olan kısım da bu. Yağmalanmış çok şehir var; çoğu yeniden kuruldu, üstüne yeni mahalleler bindi, adı değişse bile hayat devam etti. Hampi'de bu olmadı. Beş yüz yıl sonra bugün orada olan şey, harabeye dönmüş bir şehir değil; hiç yeniden kurulmamış bir şehir.
Kaya Tarlasının Ortasında Bir Başkent
Hampi, Tungabhadra Nehri'nin kıyısında, granit kayaların üst üste yığıldığı tuhaf bir manzaranın içinde kuruldu. Bu kayalar milyonlarca yıllık aşınmanın sonucu ve şehri kuranlar onları kaldırmak yerine kullandılar: sur duvarları kayaların arasına örüldü, tapınaklar kaya kütlelerinin üstüne oturtuldu, bazı yerlerde duvarın nerede bitip kayanın nerede başladığı belli değil.
Vijayanagara İmparatorluğu on dördüncü yüzyılın ilk yarısında kuruldu ve Hampi başkenti oldu. En parlak dönemi Krişnadevaraya'nın hükümdarlığına denk gelir. O dönemde şehri gören yabancılar bıraktıkları metinlerde neredeyse aynı şeyi söylüyor: böyle bir yer görmediler. Portekizli Domingo Paes şehrin Roma kadar büyük olduğunu yazdı ve pazarlarda açıkta satılan kıymetli taşları anlattı. İranlı elçi Abdürrezzak, ondan yaklaşık seksen yıl önce, iç içe geçmiş surları ve kalabalığı tarif etmişti.
Şehrin ayakta durma sebebi ticaretti: batı kıyısındaki limanlardan gelen at ithalatı, pamuk, baharat ve bunları taşıyan yollar. Ama şehri asıl mümkün kılan şey su mühendisliğiydi. Hampi'nin bulunduğu bölge kurak; yağmur mevsimi dışında nehir dışında kaynak yok. Şehir bu yüzden kanallar, su kemerleri, sarnıçlar ve havuzlarla örülmüştü. Nehirden alınan su tarlalara, saray bölgesine ve tapınak avlularına ayrı hatlarla dağıtılıyordu. Bu hatların bir kısmı bugün hâlâ çalışıyor ve çevredeki muz tarlalarını suluyor; beş yüz yıl önce bir imparatorluk için kazılmış kanallar şimdi köylülerin işine yarıyor.
Çekmeyen Araba
Vittala tapınağının avlusunda taştan yapılmış bir araba duruyor. Bir tapınak arabasının birebir taş kopyası: tekerlekleri, dingili, üstündeki kabin. Tekerleklerin bir zamanlar döndüğü söylenir; bugün dönmemeleri için sabitlenmiş durumdalar. Araba hiçbir yere gitmedi, gitmek için de yapılmadı — bir tanrının önünde duran, taştan yapılmış bir araç fikri. Ahşap bir tapınak arabası birkaç kuşak dayanır; bu, arabanın kendisinden çok arabanın kalıcı hâli.
Aynı tapınağın salonunda ince taş sütunlar var. Sütunlara vurulduğunda farklı perdeler çıkıyor; bu yüzden onlara müzikal sütunlar deniyor. Ziyaretçilerin yıllarca vurması taşı aşındırdığı için artık dokunulmasına izin verilmiyor.
Toprağın Altından Çıkan Havuz
Hampi'nin en dikkat çekici yapılarından biri yirminci yüzyılın sonuna kadar kimse tarafından bilinmiyordu. Kraliyet bölgesinde yapılan kazılarda, tamamen toprakla dolmuş bir su havuzu bulundu. Kare planlı, her kenarı basamaklarla piramit gibi içe doğru inen, siyah şist taşından yapılmış bir havuz. Taşların üstünde numaralar var: yapı başka bir yerde kesilip, parçalar işaretlenip buraya getirilmiş ve burada birleştirilmiş.
Yani şehir yıkıldığında bu havuz da doldu ve dört yüz yıl boyunca ayaklar altında kaldı. Bugün Hampi fotoğraflarında en çok görünen yapılardan biri, kimsenin varlığından haberdar olmadığı bir yapıydı.
Bugün
Hampi 1986'da UNESCO Dünya Mirası listesine girdi. Alan çok geniş — kalıntılar kilometrelerce yayılıyor ve içinde hâlâ yaşayan köyler var. 1999 ile 2006 arasında, nehir üzerindeki bir köprü inşaatı yüzünden tehlike altındaki miras listesinde kaldı; köprü yarım bırakıldı ve alan listeden çıkarıldı.
Bir şey hiç kesintiye uğramadı: Virupakşa tapınağı. Şehir yakıldığında bile buradaki ibadet durmadı ve bugün de sürüyor. Etraftaki her şey harabeyken, çarşının ucundaki bu tapınakta her sabah aynı şey yapılıyor. Hampi'yi gezerken insanı asıl şaşırtan da bu: yıkılan kısım turistik, ayakta kalan kısım hâlâ birilerinin gündelik hayatı.
Nerede
Hampi, Ballari District, Karnataka 583239
15.3350, 76.4600