78 · Küba · Yapım 1519

Eski Havana

Karayip rüzgarları, İspanyol kaleleri ve kolonyal sokaklarda zamanın durduğu efsanevi liman şehri.

Şu anki sahip
Bu Eserin İlk Sahibi Sen Ol

Henüz kimse üstlenmedi. Kütüğü senin adın açar — $3 ile.

İlk sahibi ol:$3
Paylaş X WhatsApp Görsel
Keşif Rotaları

Sahiplik Kütüğü

İlk İsim İçin Ayrıldı

Kütük boş. İlk üstlenen buraya kalıcı olarak yazılır — $3 ile.

$3

Hikâyesi

İspanyol altın filosunun okyanus yolculuğu öncesi Havana limanında toplandığı an
  1. yüzyılın sonlarında, her yılın yaz aylarında, Karayipler’in en korunaklı doğal limanlarından biri olan Havana Körfezi olağanüstü bir kalabalığa ev sahipliği yapardı. Peru'nun gümüşünü, Meksika'nın altınını ve Asya'nın porselenlerini taşıyan onlarca devasa İspanyol kalyonu burada bir araya gelirdi. "La Flota de Indias" (Hint Donanması) adı verilen bu devasa filo, Atlantik Okyanusu'nu geçip İspanya'ya dönmeden önce son hazırlıklarını burada tamamlar, korsan saldırılarına karşı korunmak için toplu olarak yola çıkardı. Havana, bu büyük servet akışının tam merkezindeydi.

İspanyol İmparatorluğu, bu hayati limanı korumak için kenti devasa kaleler ve surlarla çevirerek Havana’yı Yeni Dünya’nın en korunaklı askeri üssü haline getirdi.

Surların Ardındaki Barok Sokaklar

Kentin korunması için Tagus Nehri'nden esinlenen savunma planları uygulandı. Limanın girişindeki kayalık burunda yükselen Castillo del Morro (Morro Kalesi) ve körfezin iç kısmındaki Castillo de la Real Fuerza, kenti denizden gelecek her türlü tehlikeye karşı kilit altına alıyordu. Bu askeri zırhın koruması altındaki Eski Havana (Habana Vieja), zamanla görkemli barok kiliseler, geniş plazalar ve rengarenk kolonyal konaklarla doldu.

Plaza de Armas ve Plaza Vieja gibi meydanlar, kentin hem sosyal hem de ticari kalbiydi. Binaların ön cephelerinde yer alan ahşap panjurlu pencereler ve yüksek tavanlı kemerli geçitler, Karayipler'in sıcak iklimine uyum sağlamak için tasarlanmış mimari şaheserlerdi.

Liman girişini koruyan görkemli El Morro kalesi ve deniz feneri

İngilizlerin Eline Geçen Anahtar

Havana Surları'nın zapt edilemez olduğu inancı, 1762 yılında Yedi Yıl Savaşı sırasında yıkıldı. İngiliz donanması, kentin deniz savunmasını aşmak yerine karaya asker çıkararak Castillo del Morro'yu arkadan kuşattı.

Kolonyal tarzdaki renkli binalar ve sokaktaki klasik Amerikan arabası

İki ay süren kanlı bir kuşatmanın ardından kale düştü ve İngilizler Havana'yı ele geçirdi. İspanya için bu, imparatorluğun kalbine saplanan bir hançer gibiydi; çünkü Havana "Yeni Dünya'nın anahtarı ve Batı Hint Adaları'nın öncüsü" olarak kabul ediliyordu. İngilizler şehri sadece 11 ay ellerinde tuttular ve Florida karşılığında İspanya'ya geri iade ettiler. Ancak bu kısa işgal, İspanyolların savunma sistemini daha da büyüterek La Cabaña gibi devasa yeni kaleler inşa etmelerine yol açtı.

Modern dönemde Eski Havana'nın sokaklarında yürümek, adeta 1950'lerde donup kalmış bir film setinde yürümek gibidir. Devrimden sonra ülkeye uygulanan ambargolar nedeniyle yeni araçların giremediği sokaklarda, 1950'lerden kalma renkli, kuyruklu klasik Amerikan arabaları (almendrones) günlük yaşamın doğal bir parçası olarak çalışmaya devam etmektedir. Bu arabalar, kolonyal barok mimarinin önünde Havana'nın en ikonik görsel kimliğini oluşturur.

Bugün

Eski Havana ve savunma sistemi, 1982 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmiştir. Şehir, tropikal fırtınaların, aşırı nemin ve okyanustan gelen tuzlu rüzgarların yarattığı yıpranmayla sürekli mücadele etmektedir.

Küba hükümeti ve yerel restorasyon ofisi (Oficina del Historiador), turizm gelirlerini doğrudan kentin tarihi binalarının kurtarılmasına aktaran başarılı bir sosyal model uygulamaktadır. Yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olan eski konaklar restore edilerek hem müzelere ve otellere dönüştürülmekte hem de yerel halkın barınma ihtiyacı karşılanmaktadır. Sokaklarından yükselen caz ve salsa ezgileriyle Eski Havana, geçmişin o ihtişamlı ve fırtınalı günlerini taşlarında yaşatmaya devam ediyor.

Nerede

La Habana
Küba

Habana Vieja, La Habana

23.1367, -82.3589