88 · Peru · Yapım yaklaşık MÖ 2600
Caral
Amerika'nın en eski şehri; çanak çömlek yapmadan önce piramit yaptılar.
Kütükteki toplam hacim $14.000 olduğunda açılır.
Sahiplik Kütüğü
Kütük boş. İlk üstlenen buraya kalıcı olarak yazılır — $3 ile.
Hikâyesi
Peru kıyısından yaklaşık yirmi kilometre içeride, Supe vadisinde, çölün ortasında altı büyük toprak ve taş platform duruyor. Yanlarında zemine gömülü dairesel meydanlar var — yuvarlak, basamaklı, aşağı inen alanlar.
Bu yapılar yaklaşık MÖ 2600'e tarihleniyor. Yani Giza'daki büyük piramitle aşağı yukarı çağdaşlar. Caral, Amerika kıtasında bilinen en eski kentsel merkez.
Çanak Çömlekten Önce
Caral'ın en dikkat çekici yanı bulunanlar değil, bulunmayanlar.
Alanda seramik yok. Hiç. Bu, tarih öncesi sıralamalarında alışılmış olanın tersi: genellikle önce çanak çömlek gelir, sonra yerleşim büyür, sonra anıtsal yapı ortaya çıkar. Caral'da anıtsal yapı, seramikten önce geliyor. Otuz metreyi aşan platformlar kuran bir toplum, henüz kap yapmıyordu.
Yemek pişirme ve saklama işini sukabağı ve taş kaplarla, ısıtılmış taşlarla çözmüşler. Yani teknoloji eksikliği bir engel olmamış; sadece öncelikleri farklıymış.
Pamuk Ve Hamsi
Ekonomileri iki şeye dayanıyordu: pamuk ve balık.
Vadide sulama kanallarıyla pamuk yetiştirdiler. Pamuk yiyecek değil; ağ demek. Kıyıdaki balıkçı topluluklara ağ verdiler, karşılığında kurutulmuş hamsi ve midye aldılar. Alanda bulunan balık kalıntıları, yirmi kilometre uzaktaki denizden geldiklerini gösteriyor.
Yani içeride tarım yapan bir yerleşim ile kıyıda balık tutan topluluklar arasında düzenli bir değişim vardı, ve şehir bu değişimin merkezinde duruyordu. Para yok, yazı yok, tekerlek yok, yük hayvanı yok. Yine de işleyen bir ağ.
Bulunmayan Bir Başka Şey
Caral'da sur yok. Hendek yok. Savunma amaçlı bir düzenleme yok. Kazılarda silah çıkmadı, tahkimat izi bulunmadı, şiddetle ölmüş insan iskeletlerine rastlanmadı.
Bu bir kanıt değil — yokluk, olmadığını kanıtlamaz, sadece bulunmadığını gösterir. Ama bin yıl boyunca kullanılmış, geniş bir alana yayılmış bir yerleşimde bunların hiçbirinin çıkmaması dikkat çekici. Karşılaştırılabilir ölçekteki başka erken şehirlerin çoğunda sur ilk yapılan şeydir.
Bulunanlar arasında ise otuz iki adet flüt var: pelikan ve kondor kemiğinden yapılmış, delikli, hâlâ ses verebilecek durumda. Ve bir de düğümlü ip parçası — kipu. Kipu, İnkaların sayı ve kayıt tutmak için kullandığı düğüm sistemi; Caral'daki örnek onu binlerce yıl geriye taşıyor.
Meydanların İşlevi
Platformların önündeki çukur dairesel meydanlar bu kültürün imzası. Zemine gömülü olmaları, içindeki insanı çevreden koparıyor ve yalnızca gökyüzüyle karşı karşıya bırakıyor.
Ne için kullanıldıkları kesin bilinmiyor. Akustik bir işlevi olduğu, flütlerin burada çalındığı öne sürülüyor; ama bu bir yorum. Kesin olan, meydanların yapıyla birlikte planlandığı — sonradan eklenmiş değiller.
Bugün
Alan uzun süre doğal tepeler sanıldı. Sistematik kazı 1990'ların ortasında, arkeolog Ruth Shady'nin çalışmalarıyla başladı ve tarihlendirmeler yayımlandığında Amerika kıtasının erken tarihine ilişkin sıralama değişti.
Caral-Supe 2009'da UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi. Koruma sorunu çevredeki tarımsal genişleme ve yol yapımı; ayrıca yapılar taş ve sıkıştırılmış dolgudan olduğu için deprem ve yağmur doğrudan tehdit. Kurak iklim beş bin yıl boyunca en iyi koruyucu oldu — kazıldıktan sonra ise koruma tamamen insanın elinde.
Kaynaklar Ve İleri Okuma
Daha fazla okumak için kurumsal kayıtlar; hikâyedeki her ayrıntının doğrulandığı anlamına gelmez.