23 · Tayland · Yapım 1351

Ayutthaya

Siyam'ın başkenti 1767'de Burma ordusu tarafından yakılıp yıkıldı; harabeleri hâlâ ayakta.

Şu anki sahip
Bu Eserin İlk Sahibi Sen Ol

Henüz kimse üstlenmedi. Kütüğü senin adın açar — $3 ile.

İlk sahibi ol:$3
Paylaş X WhatsApp Görsel

Sahiplik Kütüğü

İlk İsim İçin Ayrıldı

Kütük boş. İlk üstlenen buraya kalıcı olarak yazılır — $3 ile.

$3

Hikâyesi

1680'lerde nehirdeki Hollanda, Japon ve Fransız gemilerinin arasında kürek çeken kayıklar

1685'te Fransa Kralı XIV. Louis'nin elçilik heyeti, Chao Phraya nehrini günlerce yukarı çıktıktan sonra bir şehre vardı ve gördüğü şeyi Paris'e yazmakta zorlandı. Üç nehrin sarmaladığı bir adanın üstünde, altın kaplı kulelerin, kanalların ve ahşap evlerin arasında yaşayan bir başkent; kıyısında Hollandalı tüccarların deposu, Portekizli, Japon, Çinli, İranlı mahalleleri, Fransız Cizvitlerin kilisesi. Sarayda kralın en güvendiği danışman, Yunanlı bir maceracı olan Constantine Phaulkon'du. Ayutthaya o yıllarda Asya'nın en kozmopolit şehirlerinden biriydi; bazı gezginler onu Paris'le kıyaslıyordu. Seksen yıl sonra burada yaşayan kimse kalmayacaktı.

Nehrin Seçtiği Yer

Şehri 1351'de U Thong adlı bir prens, sonradan Kral I. Ramathibodi, kurdu. Yer tesadüf değildi: Chao Phraya, Lopburi ve Pa Sak nehirleri burada birleşiyor, arada doğal bir ada oluşuyordu. Bir hendekle çevrili şehir, yağmur mevsiminde çevresi sular altında kalan bir kale gibi davranıyordu; kuşatan ordu birkaç ay içinde ya çekilmek ya da boğulmak zorundaydı. Aynı nehir şehri denize de bağlıyordu; Siyam Körfezi'nden gelen gemiler kıyıya kadar çıkabiliyordu. Ayutthaya, kendisinden önceki Sukhothai gibi iç bölgelerin değil, deniz ticaretinin başkenti olarak tasarlanmıştı.

Dört yüz yıl boyunca, birbirini izleyen beş hanedandan otuzdan fazla kral burada hüküm sürdü. Saray adanın kuzeyinde, hemen yanında kraliyet tapınağı Wat Phra Si Sanphet yükseliyordu; bugün ayakta duran üç büyük çan biçimli chedi, 15. yüzyılda üç kralın küllerini korumak için yapıldı. Şehrin pirinci Çin'e, baharatı Japonya'ya gidiyor, Hint kumaşı ve Japon gümüşü içeri giriyordu. 17. yüzyılda Kral Narai döneminde ticaret öyle büyüdü ki Avrupa saraylarıyla karşılıklı elçiler değişiliyordu.

İki Düşüş

Batıdaki komşu Burma ile savaş, şehrin tarihi boyunca tekrar eden bir tema. 1569'da Burma ordusu şehri ilk kez ele geçirdi ve Siyam on beş yıl boyunca vassal oldu. Bağımsızlığı 1584'te geri alan Naresuan'ın bir filin üstünde düelloyla Burma veliahtını öldürdüğü sahne Tayland'ın ulusal hafızasında hâlâ dolaşır.

Nisan 1767: Burma ordusu kuşatmayı kırar, ahşap şehir yanar

İkinci düşüş kesindi. Konbaung hanedanının kralı Hsinbyushin 1765'te iki koldan ordu gönderdi. Kuşatma bir yıldan fazla sürdü; Burmalılar bu kez yağmur mevsiminde çekilmedi, yüksek yerlere mevzilenip bekledi. Nisan 1767'de surlar aşıldı. Olanlar, Burma kaynaklarında bile yumuşatılmadan anlatılır: saray yakıldı, tapınaklardaki Buda heykelleri altınları eritilsin diye ateşe verildi, kütüphaneler kül oldu, şehir halkı esir olarak götürüldü. Ahşap olan her şey gitti; geriye tuğla chedi'ler ve prang'lar kaldı. Siyam'ın dört yüzyıllık tarihinin yazılı kayıtlarının büyük kısmı o hafta yok oldu, bu yüzden bugün Ayutthaya'nın tarihi kısmen yabancı tüccarların ve misyonerlerin günlüklerinden yeniden kuruluyor.

Şehir bir daha başkent olmadı. Burma ordusu Çin saldırısı yüzünden geri çekilince Siyam'ı toparlayan General Taksin, başkenti nehrin aşağısında Thonburi'ye kurdu; 1782'de halefi yeni hanedanla birlikte karşı kıyıya, Bangkok'a geçti. Bangkok'un ilk saray ve tapınakları için tuğla, harabe Ayutthaya'dan sökülüp nehirle taşındı. Eski başkent, yenisinin hammaddesi oldu.

Toprağın Altındaki Oda

1957: hırsızlar Wat Ratchaburana'nın prang'ı altındaki gizli odaya iner

Wat Ratchaburana'yı 1424'te Kral II. Borommaracha, tahta çıkmak için birbirleriyle fil sırtında düello yapıp ikisi de ölen iki ağabeyi için yaptırdı. Tapınağın merkezindeki prang'ın altında gizli bir mahzen vardı; kimse beş yüz yıl boyunca içine girmedi. 1957'de bir grup hırsız girdi. İçeride bulduklarını, altın tabaklar, mücevherli kılıçlar, taç parçaları, binlerce küçük Buda levhası, kısmen götürdüler; yakalanınca Tayland Güzel Sanatlar Dairesi kazıyı devraldı ve kalanları çıkardı. Mahzenin duvarlarındaki freskler de o zaman görüldü: 15. yüzyıldan Çin ve Sri Lanka etkileri taşıyan figürler, Ayutthaya'nın ne kadar uzağa bağlı olduğunun somut kanıtı. Bulunan hazine bugün şehirdeki Chao Sam Phraya Müzesi'nde.

Daha ünlü bir detay ise Wat Mahathat'ta, bir bodhi ağacının kökleri arasına hapsolmuş kumtaşı Buda başı. Nasıl oraya geldiği bilinmiyor; muhtemelen 1767'de kırılan bir heykelin başı düştüğü yerde kaldı ve ağaç iki yüzyılda etrafını sardı. Ayutthaya'nın en çok fotoğraflanan noktası, ne birinin yaptığı bir şey ne de tam olarak doğanın.

Bugün

Harabeler 1991'den beri UNESCO Dünya Mirası listesinde ve Tayland Güzel Sanatlar Dairesi'nin sorumluluğunda. Şehrin modern kısmı adanın doğusunda yaşıyor; tarihi park ortada, ziyaretçiler bisikletle chedi'den chedi'ye gidiyor. Ana tehdit, şehri kuran su: 2011'de Chao Phraya taşınca park haftalarca su altında kaldı, tuğla temeller çamur çekti. Nehir altı yüz yıl önce şehri seçmişti; hâlâ kimin elinde olduğunu hatırlatıyor.

Nerede

Phra Nakhon Si Ayutthaya
Tayland

Ayutthaya Historical Park, Phra Nakhon Si Ayutthaya 13000

14.3532, 100.5689