68 · Etiyopya · Yapım yaklaşık 300

Aksum

Tek parça granitten yontulmuş çok katlı sahte binalar, birinin altında hâlâ mezar var.

Bu kayıt kilitli

Etiyopya eserlerine harcanan toplam $100 olduğunda açılır.

Açılışta$3
Paylaş X WhatsApp Görsel

Sahiplik Kütüğü

İlk İsim İçin Ayrıldı

Kütük boş. İlk üstlenen buraya kalıcı olarak yazılır — $3 ile.

$3

Hikâyesi

Devasa granit dikilitaşın halatlar ve toprak rampayla kaldırılıp devrildiği an

Aksum'un stel alanında yerde yatan bir taş var. Tek parça granit, otuz metreden uzun, beş yüz tondan ağır, ve düştüğü yerde beş parçaya ayrılmış halde duruyor. Yüzeyine bir binanın cephesi işlenmiş: kat kat pencereler, ahşap kirişlerin uçlarını taklit eden yuvarlak çıkıntılar, en altta kilidi ve menteşesi bile oyulmuş sahte bir kapı. Yani bu taş bir sütun değil, taşa dönüştürülmüş bir gökdelen.

Ve büyük ihtimalle hiç ayakta durmadı. Arkeologların çoğu, dikilirken ya da dikildikten çok kısa süre sonra devrildiğini düşünüyor. Bir imparatorluğun kendini aşmaya çalıştığı an, kırılma noktasıyla birlikte olduğu gibi kalmış.

Dünyanın Dört Krallığından Biri

Aksum bugünkü kuzey Etiyopya'nın yaylalarında kuruldu ve gücünü iki şeyden aldı: Kızıldeniz'deki Adulis limanı ve içerideki ticaret yollarının kavşağı olması. Fildişi, altın, tütsü reçineleri ve kokular buradan Roma'ya ve Hindistan'a gitti. Milattan sonra 1. yüzyılda Yunanca yazılmış bir denizci kılavuzu Adulis'i ve oranın kralını adıyla anar; yani Akdeniz dünyası bu krallığı tüccar ağzıyla zaten tanıyordu.

  1. yüzyılda İranlı din kurucusu Mani, dünyanın büyük krallıklarını sayarken Roma, İran ve Çin'in yanına Aksum'u koyar. Bu, Aksum'un kendi propagandası değil, dışarıdan bir gözlemcinin sıralaması.
Sikke atölyesinde kalıba vurulan çekiç, hilalin yerini alan haç

Krallık kendi parasını bastı — altın, gümüş ve bronz. Bu, antik dünyada az sayıda devletin yapabildiği bir şeydi ve Aksum bunu bir işaret sistemi gibi kullandı: uluslararası dolaşıma çıkan altın sikkelerin üstünde Yunanca, iç piyasadaki bronzlarda Ge'ez yazısı vardı. Paranın diliyle kime konuştuğunu seçiyorlardı.

  1. yüzyılda kral Ezana Hristiyanlığı benimsedi. Değişimin en net kaydı da yine sikkelerde: o güne kadar hükümdarın başının üstünde duran hilal ve disk kayboldu, yerine haç geldi. Aksum sikkeleri, dünyada haç taşıyan ilk paralar arasında. Ezana'nın kendi adına diktirdiği taşlardan biri ise üç ayrı yazıyla, Ge'ez, Sabaean ve Yunanca yazılmış; bir kralın aynı cümleyi kaç ayrı izleyiciye söylemek zorunda olduğunun taş halindeki kanıtı.

Ne Yaşadı

Steller birer anıt değil, mezar taşıydı. Altlarında oyulmuş taş odalar, kemerli geçitler ve gömü hediyeleri bulundu. Hristiyanlığa geçişten sonra dev stel dikme geleneği durdu; krallar artık kilise yaptırıyordu.

  1. yüzyıldan itibaren Kızıldeniz ticaretinin ekseni değişti, Aksum'un limanları eski ağırlığını kaybetti ve siyasi merkez güneye kaydı. Şehir küçüldü ama boşalmadı; Etiyopya Ortodoks kilisesi için kutsal merkez olmaya devam etti. Meryem Sion Kilisesi'nin yanındaki küçük şapelde Ahit Sandığı'nın saklandığı, ona sadece tek bir keşişin bakabildiği ve o keşişin bir daha dışarı çıkmadığı inanılır. Bu bir inanç iddiası, doğrulanmış bir buluntu değil; ama Aksum'un neden hiçbir zaman terk edilmiş bir harabe olmadığını anlamak için bilinmesi gerekiyor.

Roma'ya Götürülen Taş

1937'de parçalara ayrılan stelin kamyonlara yüklenip limana götürülmesi

1937'de İtalyan işgal yönetimi, alandaki yirmi dört metrelik stellerden birini parçalara ayırttı, kamyonlarla limana taşıttı ve gemiyle Roma'ya gönderdi. Taş orada, Porta Capena yakınında yeniden dikildi ve neredeyse yetmiş yıl İtalya'nın başkentinde kaldı.

İade sözü 1947'de verildi ama iş uzadıkça uzadı. 2002'de dikilitaşa yıldırım düşüp üst kısmına zarar verince süreç hızlandı. Taş 2005'te üç parça halinde uçakla Etiyopya'ya döndü — parçaların ağırlığı yüzünden bu, o güne kadar yapılmış en zor hava kargolarından biriydi — ve 2008'de kendi alanında yeniden dikildi.

Buradaki asıl detay şu: taş geri geldiğinde onu ilk kez ayağa kaldıran teknoloji, bin yedi yüz yıl önce onu ilk kez ayağa kaldıran teknolojiden çok da fazlasını yapamıyordu. Vinçler alana giremedi, zemin taşıdı, her aşama ayrı ayrı hesaplandı.

Bugün

Aksum 1980'den beri UNESCO Dünya Mirası listesinde. Stel alanı, kral mezarları, saray kalıntıları ve şehir kilisesi hâlâ yerinde; kazılmamış alan kazılmış alandan çok daha geniş.

Son yılların en büyük sıkıntısı doğal değil. 2020-2022 arasında bölgede yaşanan silahlı çatışma kazıları durdurdu, koruma ekiplerini dağıttı ve alanın uluslararası izlenmesini imkânsız hale getirdi. Ziyaret ve bakım o dönemden sonra yavaş yavaş geri geliyor. Yerde yatan büyük stel ise düştüğü günden beri hiç kımıldatılmadı; kimse onu kaldırmayı denemedi.

Nerede

Aksum
Etiyopya

Aksum, Tigray Region

14.1300, 38.7194